Sizlerin Gözünden Biz

Sizlerin Gözünden Biz
Sizlerden gelen yorumlarla Gücümüze Güç katıyoruz.
Ben Havva K. İstanbul Esenyurt’ta oturuyorum. İyiliğe Uçanlar ile yolum iki yıl önce kesişti. Eşimi yeni kaybetmiştim ve çocuklarım ile yalnızdık. Bize sıkı sıkı sarıldılar, yalnızlığımızı, kimsesizliğimizi unutturdular hala da yanımızdalar hepsine sonsuz minnettarım.
Havva K.
Ben Melek S. Benim okuma yazmam yok, çocuklarımdan yeni öğreniyorum. Beş tane çocuğum var hepsi okuyorlar, çok şükür. Gücüm tabii ki yetmiyor, okuma yazmam olmadığı için işe almıyorlar. Çocuklarımı okuttukları için çok duacıyım İyiliğe Uçanlar’a, dualarım hep sizlerle.
Melek S.
Ben Perihan D. İstanbul’da yaşıyorum. 5 yıl önce üstesinden geleceğimi düşündüğüm bir kermes organizasyonuna girdim ama yapamadım. Ümidimi kaybetmişken İyiliğe Uçanlar elini uzattı ve olmaz deneni birlikte başardık. O günden bu yana sayısız çocuğumuzun yüzünü güldürdük. Hayal, umut, mutluluk… Bence hepsinin karşılığı İyiliğe Uçanlar.
Perihan D.
Daha düne kadar ismimi sorsanız hatirlamiyordum, çünkü kadın sığınmada unutmuştum kendimi. Çocuğunu yetimhaneye bırakmak zorunda kalmış bir anne nasıl olurdu ki? Ama onlardan biri geldi yanıma, biz İyiliğe Uçanlar deyip bir yuva verdi, kızımı aldım yanıma ve yeni bir hayata başladım. Şimdi bağırarak söylüyorum ben Elif Y., çocuğumla İkitelli’de oturuyorum.
Elif Y.
Ben Feride K. İstanbul Esenyurt’ta oturuyorum. Dört çocuk annesiyim, kızlarım var benim hepsi çok başarılı. Eşim ise hiç olmaması gereken yerde, cezaevinde. Kızım LGS’de İl birincisi oldu ama bizim için hiçbir şey ifade etmiyordu çünkü okutacak gücüm yoktu. Ama İyiliğe Uçanlar onu bırakmadı, bu başarıyı görmezden gelmedi çünkü onlar çocuk gülümsemesiyle besleniyordu. Üç yıl önce girdiler hayatımıza, şimdi ise geleceğimiz oldular. İyiliğe Uçanları tarif etsem, edemiyorum ki…
Feride K.
Ben anneyim ama size konuşamayan, okuyamayan, yazamayan kızımın dilinden sesleniyorum: “Ben dışarı çıkamıyordum çünkü annem yorgun ve halsizdi. Bir eğlence var dediler. Benim gibi engelli çocuklar için bir eğlence düzenlemişler. Gittik o kadar çok eğlendik ki, ben uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Bir başka gün evdeyken kapı çaldı. Kırmızı kurdalelerle süslenmiş bir akülü sandalye, benimmiş. Tişörtlerinde İyiliğe Uçanlar yazıyordu. Şimdi dışarı çıkabiliyorum, geziyorum, dünyayı seyredebiliyorum. Ama sizi ancak gülümseyerek anlayabiliyorum.”
Selen M.
Ben Hülya G. İstanbul’da yaşıyorum. Size hangisini anlatsam bilemiyorum… Dünyaya engelli gelen oğlumu mu, yoksa oğlum üç aylıkken trafik kazasında hayatını kaybeden eşimi mi, iki çocuğumla hastane koridorlarında bir başıma verdiğim savaşı mı… Tam kendime “Pes et artık, bu hayat gitmiyor, yapamıyorsun!” dediğimde o geldi, İyiliğe Uçanlar gönüllü üyesiymiş. Tek bir lafını asla unutmadım, “Umut her zaman var” dedi… Önce psikolojik destek verdiler, sonra sen kardeşimizsin yalnız değilsin dediler, şimdi ise bir telefonun ucundalar. Her şeyin maddiyat olmadığını onlardan öğrendim, şimdi ise kahkaha bile atabiliyorum.
Hülya G.
Ben Yasemin K. Sekiz ay önce doğum yaptım, bir kızım oldu ellerinizden öper. İkimiz de çok zor bir operasyon geçirdik, dünyaya gözünü meşakkatli açtı. Zor bir dönemden geçiyorduk, kızımın bir beşiği yoktu. Yerde, minderde, kolltukta yatırıyordum. Rahattı belki, bebekti, anlamazdı ama ana yüreği işte… Ummadığım anda gelin gibi süslenmiş beşiği kapımıza geldi, nasıl mutlu oldum. Sonra sekiz ay boyunca maması her bittiğinde yenisi geldi kapımıza. Şimdi ben de söz veriyorum. Kızımı İyiliğe Uçanlar gibi temiz kalpli, merhametli, sevgi dolu yetiştireceğime söz veriyorum.
Yasemin K.
Ben Zahide E. Esenler’de oturuyorum. Üç çocuk annesiyim, bir kızım engelli. Önce annemi kaybettim, sonra eşim cezaevine girdi. Babama sığındım ama çok üzgünüm ki babam da bizi terketti, yalnız kaldım ama umudumu yitirmedim. Bundan üç yıl önce engelli kızım ameliyat olmuşu ve ben de trafik kazası geçirmiştim. Çok değerli arkadaşım sayesinde kanatsız meleklerim, İyiliğe Uçanlar kapımızı çaldı, elimizden tuttu. Allah hepsinden razı olsun çocuklarıma ve bana umut oldular. Umudunuzu hiç kaybetmeyin, ben bir kadın olarak ayakta durabiliyorsam umut ışığımın hiç sönmemesindendir.
Zahide E
Ben Selim Ç. Ankara’da yaşıyorum. Kardeşlerim… Kardeşlerim diyorum çünkü İyiliğe Uçanlar’ı öyle görüyorum ve inanın ki bu yazıyı da bana yardımcı olundu diye yazmıyorum. Aslında sizin kalbinizin güzelliğini nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. İnşallah, insanlık sizlerden kendine bir pay çıkartır. Uçuşlar durmuş, kendi dertleri var iken başka insanların yardımına karşılık beklemeden koşan o kadar güzel insanlarsınız ki ,sevgi ve saygıyı hak ediyorsunuz. Umarım yaptığınız iyilikler bulaşıcıdır, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum, var olun kanatsız melekler.
Selim Ç.
Ben Doğan G., sınıf öğretmeniyim. Sinem abla benden o zamanları anlatan kısa bir yazı istediği zaman bilgisayarımın başına geçtim ve yapılan onca şeyi anlatmaya ne sayfalar ne de zamanın yeteceğini bilerek naçizane bir iki satır yazmaya başladım. 2014 yılının şubat ayında Gaziantep’te başladığım öğretmenlik mesleğimi şirin mi şirin şehir merkezine uzak, Suriye sınırına yakın bir köy okulunda icra ederken yine aynı yıl içerisinde altın kalpli ve kendisini çok sevdiğim kıymetli Sinem ablam ile Türk Hava Yollarının köy okullarına bilgisayar dağıtımı ve THY’nin bünyesinde çalışan değerli insanların mesleklerini öğrencilere anlatma vesilesiyle tanışmış oldum. Kim bilebilirdi ki o gün gelecek olan yardım ve desteklerin ilk günü olacağını. Günler günleri kovalarken biz şanlı bayrağımızın altında Suriye’den bizim köye kadar gelen bomba seslerinin altında ders işlerken yine o günlerden bir gün telefon çaldı ve kayıtlı olmayan bir numara bana daha önce köyünüze geldik öğrencilerin durumunu da görmüş olduk, biz sizin oradaki çocuklara yardım yapmak istiyoruz diyen naif ince sesli ve aynı zamanda bu inceliği ruhuna işlenmiş bir ses. Evet, evet Sinem abla ile tam olarak böyle başladık. Çalıştığım 4 yıl boyunca sayısı 20’yi geçmeyen bu uzak köy okulundaki öğrencilere kimi zaman kıyafet, mont, bot ve ayakkabı kimi zaman kitap defter ve türlü türlü kırtasiye malzemeleri kimi zaman da o uzak köyde belki çoğu ailenin bir defa dahi alamadığı oyuncaklar… Öğrencilerin gözlerindeki o umut ışığı, parıl parıl parlayan gözlerde bunun belki de hayatlarında aldıkları en kıymetli hediye olduğunu anlayabilirdi insan.. Aileleri de çok naif insanlar ama maalesef hayat herkese kolay ve adil olamayabiliyor. Kaderin cilvesidir ya hala daha konuşuruz oradaki insanlarla ve hala da aracı olduğum bu güzel insanlardan bahseder ve bu güzel insanların yüreklerinde bir hoş seda olmaya çalışırız. Bu kadar güzelliğe bir de memleketim olan Ağrı’nın doğup büyüdüğüm köyüne ve arkadaşımın çalıştığı Adıyaman’ın da bir köyüne benim önerim doğrultusunda yapılan yardımları ve uzatılan sevgi dolu elleri de söylemeden geçmek istemem. Çalıştığım 4 yıl boyunca her öğrencinin bütün ihtiyaçlarını ilk zamanlarda sadece gönlü zengin kendi çevresiyle daha sonra da bunu ‘’İyiliğe Uçanlar’’ derneğiyle devam ettiğini, nice güzel çalışmalara imza attığını biliyor ve size gıpta ile bakan nice gönüllerin olduğunu söyleyebilirim. İnsan yüreğe dokunabildiği kadar büyük ve kalplere girebildiği kadar sevgi doludur. Ben ve o köydeki minik kalpler başta olmak üzere hikâyemizi bilen ve anlattığım herkes bunun farkında ve bilincindedir ki sizin ve çalışma arkadaşlarınız çok kalplerde yer edindi. Dedim ya kalplere girmek; şunu rahatlıkla ve tüm samimiyetimle söyleyebilirim bedenleri küçük ama kalpleri kocaman olan bu çocuklar sadece ismen sizi bilmiyorlar. İyiliğin vücut bulmuş halini belki de kendilerine en gerekli zamanda somut olarak karşılarında görmüş oldular. Zaman geldi geçti üzerinden 6 yıl geçti ama hala daha dün yaşanmış gibi olan bu anıların silinmemesini ne kadar önemli ve kıymetli olduklarına bağlayabiliriz. Tüm kalbimle söyleyebilirim ki o günleri anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Son olarak bu kadar güzelliği öğrencilerime ve nice küçük kalplere yaşatan başta Sinem ablam ve arka planda emeği olan binlerce İyiliğe Uçanlar ekibinden arkadaşlara teşekkürü bir borç biliyor ve en güzel selamlarımı iletiyorum. İyi ki varsınız…
Doğan G.
Bize katılmak ister misiniz?